30 Nisan 2015 Perşembe

Hapsoldugumuz Güzellik Algıları

Bize hep bir şeyler öğretildi. Hep birileri hakkımızda yorum yaptı: bacakları kalın, dişleri yamuk, burnu kanca... Güzel olmak istiyorsan burnun hokka gibi olmalı, bacakların ince vücudun 90-60-90 olmalı. Boyun 1.70'in altındaysa zaten kategori dışısın tatlım üzgünüm. (Ben 1.55'im bu arada)

"Aslında yüzün çok güzel ama..." hepimizin sıkça duyduğu ve benim en nefret ettiğim söylem. Dünya çirkinisin deseler sanırım daha az koyardı.

Kendimizi bize dayatılana mecbur bırakmayalım. Biz maalesef diğerlerinin hayatına karışmaya meraklıyız ve kendimizi buna yetkili sayıyoruz. Yorum yapan teyze asla kötülükten söylemez, hep bizi sevdiğindendir nedense :) Ama kilo vermeye çalışan ya da kilosundan mutlu olan insanda olumsuz bir etki yarattığını asla anlamaz. Medyadan da dayatılan bir güzellik algısı var. Kendimizi Photoshoplu dergi fotoğraflarıyla yarıştırmaya kalkıyoruz. Sonuç: Mutsuz bireyler. İnsanın kendi gerçeklerini kabul etmesinin ne kadar önemli ve rahatlatıcı olduğunu yaşayarak görenlerdenim. Ben ne kadar kilo versemde bacaklarımın kalın olacağını farkedip bu yüzden kendime işkence yapmayı bıraktığımdan beri çok rahatım. (Tabi hala keşke daha ince olsa diye içimden geçirmiyor değilim, pilateste biraz inceldi bence)  Instagramda #beautybeyondsize  hashtagiyle güzelliğin beden ölçüsüne bağlı olmadığını savunan insanlar paylaşımda bulunuyor.



Sevgili "yüzün aslında çok güzel ama...'cılar burdan size sesleniyorum: Güzelliğin beden ölçüsü yok, insanları rahat bırakın. Canları isterse kilo verirler size ne?

Kendimizi neden bize dayatılan güzellik algılarına hapsedip mutsuz oluyoruz ki?







Fotoğrafların her noktasında Nil bana çok yardımcı oldu. Nil, fotoğraflarda benimle poz veren dünya güzeli. İyi ki var! Fotoğraflarımızı ise Hazal Aslan çekti. Biz çok tatlı, amatör bir grup olduk. Çekimler sırasında çok eğlendik.

Bu arada blogun yeni tasarımını beğendiniz mi?? :)

4 yorum:

  1. İnsanları kalıp içine sokmak orjinalligi ve özgün olmayı bunun yanı sıra kendileri olmayı yok etmeye çalışan bir sistem var..ciddi ciddi bunun üzerinde çalışan bir çok ekip ve güç var ..güzellik sektörü sadece dış görünüşe değil aslında insanın ruhuna yani can damarina basmak istiyor ..ben kendi adıma kilo sorununu 'zayifsin zayifsin 'deyimleri ile yaşadım küçükken hala da kilolu zayifim ve şunu da itiraf etmeliyim ki hafif kilolu kadınları ğer zaman hem sevmiş hem de daha mutlu insanlar olduklarını gormusumdur..kilosuz insan yoktur ..biz tüy değil saç teli değiliz elbette kimilerimiz ince kimilerimiz daha kiloluyuz..Çünkü biz Böyleyiz böyle bir kalıba sahibiz Allah tarafından yaratildik ve her birimiz biricigiz...tek tip insan olmaz tek tip robotlar olur ancak..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Farklılıklarımızla güzel ve özeliz :)

      Sil
  2. Bi' tanem ziyadesiyle çarpıcı bir yazı olmuş, kutluyorum seni :) Parmak bastığın noktalar, 'patriyarka'nın bize dayattığı fakat bizim farkında olmadan yaptığımız günlük hayatın bir parçası sandığımız hadiselerden müteşekkil. Fotoşoplu model fotoğraflarının üzerimize yarattığı sahte tesir, cinsiyet farkı olmaksızın tüm bireyler için geçerli.

    YanıtlaSil